Bir şirket dönem sonunda kâr açıklarken aynı hafta tedarikçi ödemesi için kaynak arayabilir. Başka bir şirket zarar ettiği halde yeni kredi kullanarak banka bakiyesini artırabilir. Bu durumlar muhasebe hatası olmak zorunda değildir. Kâr ile nakit farklı sorulara cevap verir. Kâr, dönemin gelir ve gider ilişkisini gösterir. Nakit akışı ise paranın hangi işlemler sonucunda işletmeye girdiğini veya işletmeden çıktığını açıklar.
Nakit akış tablosunu okumak, yalnızca hesabın sonunda ne kadar para kaldığını görmek değildir. Paranın müşterilerden mi, kredi verenlerden mi, yoksa bir varlığın satışından mı geldiğini ayırmaktır. Böylece şirketin kendi faaliyetleriyle ayakta durup durmadığı daha net anlaşılır. Aşağıdaki örnekler sadeleştirilmiş eğitim hesaplarıdır. Gerçek finansal tablolarda ek düzeltmeler, sınıflandırmalar ve dipnot açıklamaları bulunabilir.
Önce dönem başı ve dönem sonunu bağlayın
Temel ilişki, dönem başındaki nakit ile dönem içindeki net hareketin dönem sonundaki nakde bağlanmasıdır. Gerekiyorsa kur değişimi gibi mutabakat kalemleri de ayrıca gösterilir. Başlangıçta 100.000 birim nakdi olan şirket dönemi 140.000 birimle kapatıyorsa aradaki 40.000 birim artışın açıklanması gerekir. Bu artışın kaynağı bilinmeden işletmenin performansı hakkında karar verilmemelidir.
Tablonun hangi dönemi kapsadığı da önemlidir. Dokuz aylık birikimli nakit akışı üç aylık veriyle doğrudan karşılaştırılamaz. Ara dönem raporlarında rakamlar yılbaşından itibaren birikimli olabilir. Ayrıca nakit ve nakit benzerleri tanımını kontrol edin. Kısıtlı kullanım koşulu bulunan tutarlar veya farklı hesap sınıfları, görünen bakiyenin tamamının serbestçe harcanabileceği anlamına gelmediğini gösterebilir.
İşletme faaliyetleri hangi parayı gösterir?
İşletme faaliyetlerinden nakit akışı, genel olarak şirketin esas gelir yaratan faaliyetleriyle ilgili nakit giriş ve çıkışlarını gösterir. Müşteri tahsilatları, tedarikçi ödemeleri ve çalışanlara yapılan ödemeler bu alanın temel parçalarıdır. Ancak kesin sınıflandırma kullanılan raporlama çerçevesine ve işlemin niteliğine bağlıdır. İlk bakışta aranacak cevap, işletmenin olağan faaliyetinin nakit üretip üretmediğidir.
Peşin satış yapan bir perakendeci, tedarikçisine ödeme yapmadan önce müşterisinden parayı alabilir. Vadeli çalışan bir üretici ise satış gelirini kaydettiği halde tahsilat için aylarca bekleyebilir. Aynı kâr marjına sahip iki işletmenin nakit ihtiyacı bu nedenle farklı olabilir. Farkı yorumlamak için müşteri vadelerini, stok süresini ve tedarikçi ödeme koşullarını birlikte değerlendirmek gerekir.
Doğrudan ve dolaylı yöntem arasındaki fark
Doğrudan yöntemde başlıca nakit giriş ve çıkışları ayrı gösterilir. Müşterilerden 600.000, tedarikçilere ödeme olarak 350.000, çalışanlara 120.000 ve diğer faaliyet ödemelerine 50.000 birim olduğunu düşünelim. Bu sade örnekte işletme faaliyetlerinden kalan nakit 80.000 birimdir. Sunum, paranın nereden geldiğini ve nereye gittiğini doğrudan izlemeyi kolaylaştırır.
Dolaylı yöntemde ise belirli bir muhasebe kârından başlanır. Nakit yaratmayan veya kullanmayan kalemler ile işletme varlık ve borçlarındaki değişimler düzeltilir. Amaç yine faaliyet nakdine ulaşmaktır. İki yöntem farklı para türlerini ölçmez. Aynı ekonomik akışı farklı biçimde açıklar. Karşılaştırma yaparken başlangıçta hangi kâr ölçüsünün kullanıldığını ve dipnotlardaki muhasebe politikasını görmek gerekir.
Kârdan nakde adım adım geçiş
Şirketin net kârının 120.000 birim olduğunu varsayalım. Dönemde kaydedilen 30.000 birim amortisman kârı azaltmıştır, ancak bu kayıt tek başına o dönemde para çıkışı yaratmaz. Bu nedenle geri eklenir. Ticari alacaklar 40.000 birim artmışsa kaydedilen gelirin bir bölümü henüz tahsil edilmemiştir. Bu artış nakit hesabında düşülür.
Stokların 25.000 birim artması, örneğin diğer koşulları altında faaliyet için para bağlandığını gösterir ve düşülür. Ticari borçların 15.000 birim artması ise bazı işletme alımlarının henüz ödenmediğini gösterir ve eklenir. Sonuç 120.000 artı 30.000 eksi 40.000 eksi 25.000 artı 15.000 eşittir 100.000 birim faaliyet nakdidir. Gerçek tabloda başka düzeltmeler bulunabileceği unutulmamalıdır.
Amortismanın eklenmesi yatırımın bedelsiz olduğu anlamına gelmez
Amortisman geri eklendiğinde bazen işletmenin bu tutarı hiçbir ekonomik maliyet olmadan kazandığı düşünülür. Oysa makine geçmiş dönemde satın alınmış ve o tarihte para çıkışı yaratmış olabilir. Amortisman, bu varlığın maliyetini kullanım dönemlerine dağıtan muhasebe işlemidir. Nakit akışındaki düzeltme yalnızca gider kaydı ile o dönemdeki ödeme arasındaki farkı giderir.
Özellikle makine yoğun işletmelerde faaliyet nakdi tek başına yeterli değildir. Üretimi sürdürebilmek için gereken yenileme yatırımları ayrıca incelenmelidir. Bakım yatırımı ertelenerek kısa süreli yüksek nakit yaratılmış gibi görünebilir. Bunun devam edip edemeyeceği farklı bir sorudur. Nakit akış tablosu okunurken yatırım harcamaları ve varlıkların durumu hakkında verilen açıklamalar birlikte değerlendirilmelidir.
Ticari alacak artışı hangi soruyu doğurur?
Şirket yılın son günlerinde 50.000 birim ek vadeli satış yaptığında gelir artar. Ancak müşteri ertesi yıl ödeme yapacaksa bu satış o yıl kasaya girmiş değildir. Alacak düzeltmesi, tahsil edilmemiş satışların nakit gibi görünmesini önler. Satış büyümesiyle birlikte alacakların artması olağan olabilir. Buna karşılık alacakların satışlardan çok daha hızlı büyümesi inceleme gerektirir.
Müşteri vadeleri uzatılmış mı, önemli faturalar itiraz nedeniyle bekliyor mu, alacakların ne kadarı gecikmiş durumda? Bu sorulara yalnızca nakit akış tablosu cevap vermez. Yaşlandırma bilgileri, dipnotlar ve yönetim açıklamaları gerekir. Mevsimsel satış yoğunluğu ile tahsilat kalitesinin bozulması aynı sonuç değildir. Rakamın yönünü görmek başlangıçtır; ticari nedenini anlamak asıl değerlendirmedir.
Stok değişimi nasıl yorumlanmalı?
Stok artışı, satış gerçekleşmeden önce mal veya hammaddeye kaynak bağlanması anlamına gelebilir. Onaylanmış sipariş için yapılan hazırlık ile satılamayan ürün birikimi aynı şey değildir. Bu nedenle stoktaki artışı otomatik olarak kötü kabul etmek doğru olmaz. Stokların türü, satış hızı, sipariş bağlantısı ve değer kaybı ihtimali birlikte incelenmelidir.
Örneğin uzun teslim süreli hammaddeyi üretim güvenliği için önceden almak nakdi azaltabilir ama operasyonu koruyabilir. Buna karşılık talebi düşen üründe üretime devam etmek nakdi gereksiz stokta tutabilir. Aynı 25.000 birim artış iki farklı işletme kararından kaynaklanabilir. Nakit akış tablosu finansal etkiyi gösterirken stok dipnotları ve faaliyet bilgileri kararın niteliğini açıklamaya yardımcı olur.
Ticari borç artışı kalıcı nakit üretimi midir?
Tedarikçiye henüz ödenmeyen faturalar dönem içinde daha fazla nakdin işletmede kalmasını sağlar. Bu nedenle ticari borç artışı faaliyet nakdini yükseltebilir. Ancak bu gelişme her zaman güçlü performans anlamına gelmez. Yeni ve sürdürülebilir ödeme koşulları ile vadesi geçmiş borçların birikmesi aynı ekonomik kaliteye sahip değildir. Gelecek dönemde yapılacak ödeme de hesaba katılmalıdır.
Şirket sürekli olarak tedarikçi ödemelerini geciktirerek nakit gösteriyorsa ilişki ve teslimat riski oluşabilir. Ödeme baskısı sonraki döneme taşınır. Bu nedenle nakit üretimini yorumlarken vadelerdeki değişimi, geciken tutarları ve tedarikçi bağımlılığını araştırın. Bir dönemlik yüksek faaliyet nakdi, gelecekte daha büyük ödeme çıkışının habercisi de olabilir. İşletme sermayesi kalemlerini tek tek okumak bu ayrımı sağlar.
Yatırım faaliyetleri neyi anlatır?
Makine veya başka uzun ömürlü varlıkların alımı genellikle yatırım faaliyetleri bölümünde görülür. Bu varlıkların satışından gelen para da aynı bölümde yer alabilir. Şirket satın almaları ve bazı finansal yatırımlar ayrıca önemli olabilir. Burada negatif toplam görmek tek başına olumsuz değerlendirme nedeni değildir. Kaynağın ne için kullanıldığı ve yatırımın işletmeye katkısı önemlidir.
Örneğimizde şirketin faaliyet nakdi 100.000 birim olsun. Yeni ekipman için 70.000 birim ödediğini ve eski varlığın satışından 10.000 birim aldığını varsayalım. Net yatırım nakit akışı eksi 60.000 birimdir. Bu çıkış büyümeyi destekleyebilir veya mevcut kapasiteyi koruyabilir. İki amaç farklı olduğu için yatırım açıklamalarındaki bakım, yenileme ve kapasite artışı ayrımlarını okumak yararlıdır.
Finansman faaliyetleri dış kaynağı görünür kılar
Aynı şirket yeni krediden 50.000 birim elde etsin, kredi anaparası olarak 30.000 birim ödesin ve ortaklarına 20.000 birim dağıtsın. Sadeleştirilmiş örnekte net finansman nakit akışı sıfır olur. Sermaye artırımı ve pay geri alımı gibi işlemler de bu bölüm açısından önemli olabilir. Faiz ve temettü sınıflandırmalarında raporlama çerçevesi farklılıkları bulunabileceğinden gerçek dipnotlar esas alınmalıdır.
Pozitif finansman nakdi, işletmeye yeni kaynak girdiğini gösterir. Bu kaynak büyümeye hizmet edebilir veya faaliyet açığını kapatabilir. Negatif finansman nakdi ise borç ödemesi ya da ortaklara dağıtım anlamına gelebilir. İşaret tek başına kalite göstergesi değildir. Yeni kaynağın maliyeti, vadesi ve geri ödeme yüküyle birlikte okunması gerekir.
Üç bölümü aynı hesapta birleştirin
Faaliyetlerden 100.000 birim geldi, yatırımlarda 60.000 birim kullanıldı, finansman toplamı sıfır oldu. Başka mutabakat kalemi olmadığını varsayarsak nakit 40.000 birim artar. Dönem başındaki 100.000 birim, dönem sonunda 140.000 birime ulaşır. Böylece bakiyedeki değişim bütün kaynak ve kullanımlarla açıklanmış olur.
Şimdi faaliyet nakdinin eksi 50.000 olduğunu ve kullanılan yeni kredinin önceki örneğe göre 150.000 arttığını düşünelim. Dönem sonu nakit yine aynı düzeye gelebilir. Ancak ikinci durumda şirket faaliyet açığını borçla finanse etmektedir. Sadece banka bakiyesine bakmak bu farkı gizler. Paranın miktarı kadar hangi yoldan geldiği de önemlidir.
Serbest nakit akışında tanımı kontrol edin
Yaygın basit hesaplardan biri, faaliyet nakdinden sermaye harcamalarını çıkarmaktır. Örnekte 100.000 eksi 70.000 eşittir 30.000 birim olur. Eski varlık satışından gelen 10.000 birimin dahil edilip edilmemesi kullanılan tanıma bağlıdır. Serbest nakit akışı her raporda tamamen aynı kapsamda sunulan standart bir ara toplam değildir.
Bu nedenle şirketin verdiği mutabakatı okuyun. Satın almalar dışarıda mı, bazı harcamalar olağan dışı sayılarak çıkarılmış mı, varlık satışları eklenmiş mi? Farklı tanımlar üzerinden iki işletmeyi karşılaştırmak yanıltıcıdır. Etiket yerine hesabın bileşenlerini kontrol etmek gerekir. İşletmenin üretimi sürdürmek ve sözleşmelerini yerine getirmek için gerçekten ihtiyaç duyduğu para gözden kaçırılmamalıdır.
Dönem sonu tablosu ödeme takviminin yerine geçmez
Nakit akış tablosu geçmiş dönemde ne olduğunu açıklar. Gelecek salı yapılacak ödemenin karşılanıp karşılanamayacağı için ayrıca tarihli nakit planı gerekir. Geçen yıl güçlü faaliyet nakdi üretmiş şirketin bu ay büyük vergi veya borç ödemesi olabilir. Geçmiş performansı gelecekte her gün aynı miktarda nakit bulunacağı şeklinde yorumlamak doğru değildir.
Örneğin ay boyunca 200.000 birim tahsilat beklenirken ayın ilk haftasında 150.000 birim ödeme bulunabilir. Tahsilatların tamamı son haftaya yığılmışsa aylık toplam olumlu görünmesine rağmen ilk hafta finansman açığı yaşanır. Bu yüzden finansal tablo analiziyle kısa vadeli nakit takvimi birbirini tamamlamalıdır. Birincisi kaynağın niteliğini, ikincisi paranın zamanında bulunup bulunmadığını gösterir.
Kredi kullandırımı da takvimde yalnızca onaylanmış ve kullanılabilir koşullarla yer almalıdır. Görüşme aşamasındaki limit ile fiilen çekilebilir limit aynı güven düzeyinde değildir. Tahsilat gecikmesi senaryosu eklemek, raporlanan kârın ödeme güvenliğine nasıl dönüştüğünü daha gerçekçi biçimde değerlendirmeye yardımcı olur.
Tek dönem yerine eğilimi değerlendirin
Mevsimsellik, toplu vergi ödemesi, geciken bir müşteri veya büyük yatırım tek dönemi etkileyebilir. Mümkünse birkaç yılı ve aynı mevsimleri karşılaştırın. Bir çeyrekte kârın altında kalan faaliyet nakdi açıklanabilir olabilir. Aynı farkın yıllarca sürmesi ve geciken alacaklarla birlikte büyümesi daha ciddi inceleme gerektirir.
Okuma sırası basittir: dönemi ve nakit mutabakatını kontrol edin, kârdan nakde geçişteki büyük kalemleri inceleyin, yatırımları ayırın, borçlanma ve dağıtımları değerlendirin. Son olarak açıklanmayan değişimler için dipnotlara dönün. Bu yaklaşım kârın ne kadarının kullanılabilir paraya dönüştüğünü gösterir. İçerik finansal eğitim amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir.
Kullanılabilir para ile görünen bakiye
Bir hesabın bakiyesi yüksek olsa da tutarın bir bölümü teminat, bloke veya belirli proje şartları nedeniyle kullanılamayabilir. Bu nedenle ödeme gücünü hesaplarken yalnızca toplam nakdi değil, serbest kullanım imkanını da sorgulayın. Vadesi yakın borçları bu kullanılabilir tutarla eşleştirmek, bilanço tarihindeki güçlü görüntünün ödeme takviminde gerçekten karşılığı olup olmadığını anlamaya yardımcı olur. Kısıtlamaların süresi ve kaldırılma koşulları için ilgili dipnotlara bakılmalıdır.
